e-Kütüphane




e-Kütüphane bölümünde yayınlanan yazılarda belirtilen görüşler yazarlara ait olup kurum görüşü olarak değerlendirilemez. Kaynak gösterilmeksizin alıntı yapılamaz.

Dosya Türü Başlık Yazar Yayın Yılı Anahtar Kelimeler Özet
  •  
  • 2020 Yılı Meteorolojik Afetler Değerlendirmesi M. Ayhan ERKAN, Yeliz GÜSER, Erdem ODABAŞI, Gülten ÇAMALAN, Gönül KILIÇ, Murat SOYDAM, Sinan ÇETİN, Dr. Hakan DOĞAN 2021 Meteoroloji, Meteorolojik Afetler Doğa kaynaklı afetlerin büyük bölümünü meteorolojik afetler oluşturmaktadır. Orman yangınları, tarımsal zararlıların istilaları, kuraklık, çölleşme, göl ve deniz suyu seviyesi yükselmeleri, çığ ve seller, hava şartları ile çok yakından ilişkili olan doğa kaynaklı afetlerdir. Yağışlar, şiddetli yerel fırtınalar, tropikal fırtınalar, fırtına kabarması, şiddetli kış şartları, kırağı, don ise hava şartları tarafından doğrudan oluşturulan afetlerdir. Meteorolojik şartlar ile doğrudan ve dolaylı olarak ilişkili olan doğa kaynaklı afetlerin tümü, meteorolojik afetler veya meteorolojik karakterli doğa kaynaklı afet olarak adlandırılır. Doğa kaynaklı afetlerin çeşitleri ve önem sıraları ülkeden ülkeye de değişmektedir. Akdeniz havzasında doğa kaynaklı afetler, fırtınalar, kuraklık, seller, orman yangınları, heyelan, dolu fırtınaları, çığlar, donlar şeklinde etkili olmaktadır. Büyük bir coğrafya ve farklı iklim bölgelerine sahip olan ülkemizde afetlere dönüşen fazla sayıda ve türde şiddetli meteorolojik olaylar gözlenmektedir. Ülkemizde, başta fırtına, sel, dolu, don, kar ve kuraklık olmak üzere meteorolojik afetler oldukça sık meydana gelmekte ve önemli ölçüde can ve mal kayıplarına neden olmaktadır.
    Türkiye ve Çevresi Aerosol (Toz Taşınımı) Analizleri (2003-2020) 2020 Aerosol, Toz Taşınımı, Mineral Toz Partikülleri, kum ve toz fırtınaları, saatlik uydu toz ürünleri, Aerosol Optik Derinlik, Angstrom Exponent, Aerosoller, Partikül Maddeler, çöl tozları, Dünyadaki Toz Kaynak Alanları, Aerosollerin Alansal Değişimi, Aerosollerin Zamansal Değişimi, Afrika ve Orta Doğu kaynaklı çöl tozları Atmosferdeki en baskın aerosol çeşitlerinden bir tanesi olan Mineral Toz Partikülleri (Çöl Tozları), Dünya ekosistemi için büyük önem taşımaktadır. Çöllerden kalkan tozlar, atmosferin üst tabakalarına yükselerek uzun mesafeler kat etmektedir. Göreceli olarak daha büyük olan toz parçacıkları, kaynak alanlarının yakınlarında çökerken, küçük olanlar ise binlerce kilometre yol alabilmektedir. Dünyadaki başlıca toz kaynak alanları Afrika (Sahra çölü), Arabistan Yarımadası, Asya (Gobi ve Taklamakan), Güney Amerika ile Avustralya’da bulunan çöllerdir. Sahra bölgesinden atmosfere salınan yıllık toz miktarı, Dünya üzerindeki tüm kaynaklardan salınan toz miktarının yaklaşık yarısı kadardır. Sahra’dan sonra gelen önemli toz kaynak alanları sırasıyla Ortadoğu ile Orta ve Güney Asya’dır. Afrika ve Ortadoğu Bölgelerinden kaynaklanan tozlar, Dünya yıllık toz salımlarının yaklaşık olarak % 70’ini oluşturmaktadır. Türkiye, coğrafi konumu itibarıyla dünyadaki en önemli iki toz kaynağı olan Afrika ve Orta Doğu kaynaklı çöl tozlarının etkisi altında bulunmaktadır. Suriye ve Irak sınırına yakın yerleşimlerimiz başta olmak üzere, Güneydoğu Anadolu bölgesi ve Konya-Karaman havzası toz taşınımından en fazla etkilenen yörelerimizdir.
  •  
  • Asit Yağmurları (Teknik Rapor) Ali İhsan İlhan, Tülay Balta, Gürhan Rasan 2018 Asit Yağmuru, Hava Kirliliği Atmosferdeki kirletici maddeler, atmosferin doğal bilemişinde olmayan maddeler olabildiği gibi atmosferin doğal bileşiminde olsa bile atmosferdeki yoğunluğu belirli bir sınır değeri geçmesiyle de kirletici tanımlamasına girmektedir. Atmosfere doğal yollarla (volkanik patlamalar, kum fırtınaları vs. ) salınan kirleticilerin yanı sıra endüstriyel faaliyetler, araçların egzoz gazlarının salımı ve evsel ısınma amaçlı fosil kökenli enerji kaynaklarının kullanımı ile atmosfere salınan insan kaynaklı kirleticiler, atmosferin fiziksel ve kimyasal yapısında değişikliklere neden olmaktadır. Kirleticiler oluştukları emisyon kaynağı çevresindeki etkileri bakımından incelendiğinde yarattıkları etki ve sonuçları da göz önüne alınarak şehir kirliliği sınıfında incelenebilir. Kirleticilerin atmosfere ilk salındığı andaki etkileri bakımından incelendiği gibi salındığı noktadan çok daha uzaklara taşınarak atmosferdeki katalizörlerin de etkisiyle birçok reaksiyonlara girerek çok daha etkili maddelere dönüşüm sonuçları bakımından da incelenmektedir. Atmosfere salımı sonucu uzun süre atmosferde kalarak, başka maddelere dönüşüm geçirerek ve atmosfer içerisinde uzun mesafelere taşınması sonucunda bu maddelerin atmosfere, canlı ve cansız tüm çevreye olan etkisi ise küresel atmosfer kirliliği olarak incelenmektedir. Küresel atmosfer kirliliğinin neden olduğu etkiler bugün ozon tabakasının incelmesi, iklim değişikliği, asit yağmurları ve sınır ötesi taşınım başlıkları altında incelenmektedir.
  •  
  • ECMWF ve WRF Modelleri ile Üretilen Enverziyon Tahminlerinin 2017-2018 Kış Dönemi Değerlendirmesi Cihan Dündar, Nezahat Öz, İsameddin Omak 2018 ECMWF, WRF, Enverziyon, Tahmin Hava kirliliği deyimi, sanayi devrimiyle birlikte kullanılmaya başlanmıştır. Doğa veya insan kaynaklı salımlar sonucu, atmosferde bulunan kirleticilerin belirli seviyeleri aĢması ve uygun meteorolojik koĢullar altında canlı ve cansız varlıklar üzerinde olumsuz etkiler yapması olayına hava kirliliği ismi verilmektedir. Hava kirleticileri çok çeşitli olmakla beraber, kentsel hava kirliliği genellikle atmosferde bulunan kükürtdioksit (SO2) ve partikül madde (P.M.) konsantrasyonlarının ölçülmesiyle saptanmaktadır. Yer seviyesi ozonu, son dönemlerde özellikle gelişmiş ülkelerde kentsel hava kirliliği açısından takip edilen önemli parametrelerden biri olmuştur. Kentlerde hava kirliliğine neden olan faktörler; kirleticilerin varlığı (yakıt kalitesi, endüstriyel gelişmişlik, nüfus, nüfus yoğunluğu vb.), topoğrafya ve coğrafik koşullar ile meteorolojik şartlardır (enverziyon, karışma yüksekliği, sıcaklık, rüzgar, nem, vb.). Meteorolojik koşulların en önemlisi ise Enverziyon (Sıcaklık Terselmesi) durumunun oluşmasıdır.